ALTIN

Atom numarası: 79
Element serisi: Geçiş metalleri
Grup, periyot, blok: 112, 6, d
Görünüş: Metalik sarı
Kütle numarası: 196,966569(4) g/mol
Elektron dizilimi: Xe 4f14 5d10 6s1

Maddenin hâli: Katı
Yoğunluk: 19,3 g/cm³
Sıvı hâldeki yoğunluğu: 17,31 g/cm³
Ergime noktası: 1337,33 °K 1064,18 °C
Kaynama noktası: 3129 °K 2856 °C
Ergime ısısı: 12,55 kJ/mol

Elektrik direnci: 22,14 nΩ·m (20°C’de)
Isıl iletkenlik: 318 W/(m·K)
Isıl genleşme: 14,2 µm/(m·K) (25°C’de)
Ses hızı: 2030 m/s (?’de)
Mohs sertliği: 2,5
Vickers sertliği: 216 MPa

Altın Nerelerde Kullanılır?

Altın tarihin ilk dönemlerinden bu yana insanların kullandığı değerli metallerin başında yer alır.  Bozulmaması, parıldaması ve az bulunur olması sebebiyle her dönemde talep edilen bir metal olmuştur.
Takı ve Mücevherat

Her yıl kullanılan altının %78’inden fazlası mücevher yapımında kullanılıyor.

Altın yumuşaktır; bu nedenle diğer metallerle alaşımlıdır. Bu metalin alaşımlanması rengini değiştirir. Bakır (%9), gümüş (%16) ve altın (%75) alaşımı sarı altındır. Beyaz altın paladyum (%17), bakır (%4), gümüş (%4) ve altın (%75) içerir. Saf altın her zaman “24K” olarak işaretlenir.

Finans

Altının bir değişim aracı olarak bilinen ilk kullanımı, 6.000 yıl öncesine dayanıyor.

Arzı sınırlı olması ve değeri yüksek olması nedeniyle altın, çok uzun bir süredir döviz alış verişinde kullanılmaktadır. Antik çağda gümüş ve altın parçaları kullanılarak işlemler yapıldı. Dolar da dahil olmak üzere erken basılan kâğıt paranın bir kısmı altın tarafından desteklenmiştir.

Sağlık

Altın, kanser gibi bazı tıbbi durumları tedavi etmek için kullanılır.

Bazı radyoaktif altın izotopları, belirli kanser türlerinin tedavisine yardımcı olmak için dokulara genellikle implante edilir. Altın ayrıca lagoftalmi tedavi etmek için de kullanılır (bireyin gözlerini tamamen kapamama durumu). Lagoftalmi, üst göz kapaklarına az miktarda altın enjekte edilerek iyileştirilir. 

Diğer Alanlar

Kolay şekil verilmesi, iletken olması ve uzun yıllar kendini koruyabilmesi gibi nedenlerden dolayı bir çok sektörde kullanılmaktadır.

Bilgisayarlarda bellek yongaları ve mikroişlemciler monte edilirken biraz altın bulunur. Ayrıca iklim kontrollü kasalar ve binalar için özel gözlük üretilirken kullanılır. Altın tabakalar, çerçevelerin, mobilyaların ve hatta binaların düz olmayan yüzeylerine uygulanır.

Altın çıkartmada Siyanürleme yöntemi, cevherlerden altın – gümüş üretiminde neredeyse 100 seneden fazla süredir kullanılmaktadır. Son zamanalarda prosesi daha ekonomik ve etkin sağlayan yeni yöntemlerinde gelişmesiyle birlikte bu yöntem, günümüz madenciliğinde özellikle, küçük tane boyutlu altın içeren düşük tenörlü yatakların değerlendirilmesinde tek seçenek olmuştur. 

Cevherdeki altın ve gümüşün anyonik siyanür kompleksleri halinde çözündürülerek sulu faza özütlenmesi (liç) ve sulu fazdan kazanılması proseslerini kapsamaktadır. Çözünen altın ve gümüşün sulu faza özütlenmesi için faydalanılacak yöntemlerin saplanmasında, cevherin rezerv ve tenörü ile mineralojik, geçirgenlik ve difüzyon gibi yapısal nitelikleri dikkate alınmaktadır. Yığın özütleme ve Karıştırmalı özütleme olmak üzere başlıca iki özütleme (liç) yöntemi uygulanmaktadır.

Aslında Altın doğada oldukça yaygındır; ancak yüzde oranlarının çok düşük bulunması sebebiyle, verimli işletmeciliğe uygun lokasyonlara nadir rastlanır. Deniz suyunda altın oranı , bir ton su başına, bölgelere  göre değişmekte birlikte 1-10 mg arasındadır.

Normal şartlarda Altın yatakları ikiye ayrılır: Birincil yataklar, ikincil yataklar. Birincil yataklar genelde kuvars bakımından zengin kayalardan meydana gelmektedir. Bu kayalar, gümüş ve altın tellürürlerin (silvanit, kadaverit, krennerit, petzit, vb.) yanı sıra, çeşitli sülfürler (pirit, blend, stibit, galen, vb.) de içerir. İkincil yataklar birincil yatakların aşınmasından kaynaklanan alüvyon kökenli çökellerdir ve boyları milimetrenin 1/100 ünü geçmeyen altın tanecikleri, yoğunlukları nedeniyle toplaşarak, 25-30 kg lık kütleler oluşturabilir.

Saf Altın İşlenir Nasıl İşlenir?

  • Dünyada üretilen altının aşağı yukarı tümü, kuvarslı yada şistli damarlardan ve altınlı kumlardan çıkarılır.
  • Altını ayırmak için mineraller mekanik yada kimyasal işlemler uygulanır.
  • Mekanik yöntemde, mineral öğütülerek ince toz haline getirilir, sonra su ve yağlı bir madde karışımında yıkanır.
  • İkinci yöntemde, altın yataklarının işletme olanakları çok çeşitlidir.
  • Minerali öğütme yada yıkama sırasında, malgamalama (cıvayla alaşım) işlemine başvurulabilir.
  • Elde edilen malgama damıtılarak altın ayrılır. Ayrıca klor suyuyla (özellikle malgamaladan sonra) işleme olanağı verir (klorürleme). Günümüzde genellikle siyanürleme yöntemi uygulanır; metal, geniş havuzlarda potasyum siyanür yada sodyum siyanür içinde çözündürülüp, sonra bir başka metalle (çinko, alüminyum) işlenerek, altının çökelmesi sağlanır. Bazı karmaşık altın minarellerini işlemede kolay yükseltgenen metaller, gerek ayrımsal yükseltgeme yoluyla, gerek bazı asit yada buharların etkisiyle elenebilir.
  • Altını arındırmak için, metal önce altın klorüre dönüştürülüp, bu bileşik elektrolizle ayrıştırılır; yabancı metaller çamur içinde toplaşır.
  • Altın, yansıma sebebiyle sarı, saydamlığı yüzünden yeşil görünen, çok yoğun (19 300 kg / m³) ve yumuşak bir metal olarak karşımıza çıkar.
  • 1 063 °C’ de erir, 2 600 °C de, olağan basınç altında kaynar ve yeşilimsi sarı bir buhar çıkarır. Altın tel çekmeye en elverişli (1 gr altından 1 km tel çekilebilir), en kolay dövülen metaldir.
  • 0,1 um kalınlığında yapraklar elde adilebilir.(yani bir milimetrelik kalınlığa ulaşmak için bu yapraklarda 10 000 tanesini üst üste koymak gerekir).

 

Altın elektropozitif özelliği en zayıf metal olduğundan, kimyasal etkinliği çok düşüktür ve doğal olarak bozunmaz. Bileşiklerini oluştururken +I , +II (ender olarak) ve +III değerleriyle yükseltgenir. Holejenler altınla doğrudan doğruya bileşen aşağı yukarı tek element grubunu oluşturur. Altının önemli bileşiklerinden biri altın III klorürdür. Söz konusu bileşiğin hidrokilorik asit çözeltilerinden birinin hidrazi, fosfor, formik aldehit, vb indirgenmesi sonucunda, altının sudaki kolloyidal çözeltisi hazırlanabilir.

Söz gelimi Cassius kırmızısı, rengini altın taneciklerinden alan sulandırılmış bir kalay IV oksittir ve altın II klorürün, kalay klorürle indirgenmesiyle elde edilir.

Bir altın III klorür çözeltisine hidroklorik asit katılmasıyla elde edilir. Halojenlerin altın üstündeki etkisi, bu maddeler oluşurken kolaylaşır. Olay altın suyunun altına etki etmesinin nedenini açıklar. Siyanür çözeltileri, oksijen eşliğinde altını çözündürür ve çok kararlı siyonorat iyonları oluştururlar; tepkimeden, mineralleri siyanürleme işleminde yararlanılır. Altının civayla bir araya gelmesini önlemek gerekir; çünkü bileşerek toz halinde bir alaşım (malgama) oluştururlar.